Veriler ışık hızında yükleniyor...
Tütünün tarihçesine baktığımız zaman ilk Aztek ve Mayaların tütün bitkisini kullandığını görebiliriz. Pek ilginç değildir çünkü tütün bitkisi Amerika kıtasına özgü bir bitkidir. Günümüz ergenlerine nazaran Aztek ve Mayalılar tütün bitkisini Tanrı ile iletişim kurmak için içerdi. Nasıl içtiklerine gelmeden önce hangi tür tütün bitkisini kullandıklarından bahsedelim.
Aztekler Nicotiana rustica adındaki tütün bitkisini kullanırlardı. Günümüz sigara endüstrisinde genel olarak Nicotiana tabacum tütün bitkisi kullanılır. Azteklerin kullandıkları Nicotiana rustica tütün bitkisindeki nikotin miktarı, günümüzde kullanılan tütün bitkisinden yaklaşık 10 kat daha fazla nikotin değerine sahipti. Azteklerin kullandıkları Nicotiana rustica bitkisi Türkiye'de "yabani tütün" olarak da bilinir. Yaprakları kalındır ve görünüşü ıspanağı anımsatır. Özellikle Kahramanmaraş civarlarında bu yabani tütün, Maraş otu adındaki tütün ürünü yapımında kullanılır. Toplanan yabani tütünler belli başlı proseslerden geçirilir ve yeşil toz haline gelir. Bu tütünün diğer tütünlerden daha fazla nikotin içermesinden dolayı klasik şekilde kağıda sarılıp yakılıp içilemez. Bunun yerine toz haldeki tütün bir kağıda sarılır ve alt dudak altına koyulur. Alt dudakla tütün emilir ve hızlıca kana karışır.
Sene 1492 ve aklı bir karış havada olup Hindistan'a gitmeyi amaçlayan ama dünyanın geoit şeklinin azizliğine uğrayıp Bahamalar'a çıkan Kolomb, oradaki yerliler tarafından götünde yaprak ile yanlarında mızrak, meyve ve kurutulmuş tütün yaprakları ile karşılandı. Sevgili Kolomb seyir defterine dünyanın armut şeklinde olabileceği ifadesinin yanında, bu yerlilerin yanlarında getirdikleri kurutulmuş yaprakların çok keskin kokuya sahip olduğunu ve yenilmeyen değersiz bir şey olduğunu yazdı. Hatta götü yapraklı yerlilerin kalleş Kolomb'a hediye olarak verdikleri kurutulmuş tütün yapraklarının bir kısmını denize döktü Kolomb.
Daha sonra Bahamalar'dan ayrılıp puronun memleketi olan Küba'ya yaklaştığında, Kolomb'un mürettebatı yerlilerin ucu tüten bir sopadan bu bitkiyi içtiklerini ve keyif aldıklarını gördüler. Keyfine düşkün Avrupalılar Kübalı yerlilerimizin elindeki tütünü alıp ver hele gardaşım bi bakayım diyerek bu pipo varimsi aleti dızlayıp geminin deposuna sakladılar. Keşifleri, daha doğrusu medeniyet adı altında sömürü yapma keşiflerinden dönüp İspanya'ya dönen bu vizyoner sahibi arkadaşlarımız, depodan pipoyu ulu orta yerde yakıp tüttürdükten sonra halk bunları gittikleri yerde şeytana dönüşmüşler, burunlarından duman geliyor diyerek hooop hapse atmışlar. Daha sonra tütün bitkisindeki etken madde olan nikotinin isim babası olan Jean Nicot isimli abimiz "Durun ulan bu bitki mucizevi bir ilaç, baş ağrısını falan filan şıp diye kesiyor" diyerek arkadaşlarımızı hapisten kurtarmıştır.
İlginçtir ki yılda milyonlarca insanın dolaylı veyahut direkt sigara yüzünden öldüğünü düşündüğümüzde, belki de Kolomb ve mürettebatı Kübalı yerlilerin içtikleri şeyi merak etmeselerdi milyonlarca insan yaşıyor olabilirdi.
Nikotin Nedir?
Tütün bitkisi içerisinde bulunan nikotin maddesini insanlar keyif alsın, stres atsın diye geliştirmedi; tamamen böceklere karşı bir zehir olarak geliştirdiler. Kimine zehir kimine keyif… Nikotinin yapısında 10 karbon, 14 hidrojen ve 2 azot bulunur, ahanda formülü şu şekildedir:
Özünde renksiz ve yağlı bir yapısı vardır nikotinin, sonuç olarak o bir alkaloiddir. Havayla temas ettiğinde pis ve iğrenç kahverengi haline dönüyor.
Ha bu arada, nikotin denen nane sadece tütün bitkisinin tekelinde sanmayın. Mutfaktaki patlıcan, patates, domates, karnabahar gibi sebzelerde de bu arkadaş mevcut. Bir dal sigaradaki nikotini alabilmek için oturup yaklaşık 10 kilo patlıcan yemeniz gerekir. O kadar patlıcanı yerseniz nikotin komasına girmeden mide fesadından gideriniz. Ha çok patlıcan yemek istiyorsanız domates soslu patlıcan kızartması yiyerek 10 kilo baremini aşabilirsin.
Beyinde Nasıl Çalışır?
Nikotini beyindeki reseptörleri ele geçiren bir hacker'a benzetebiliriz. Beyinde odaklanma ve öğrenmeden sorumlu Asetilkolin adlı nörotransmitter vardır ve bunların şekli nikotin ile tıpatıp aynıdır. Sigara içtikten sonra vücuda giren nikotin beyinde odaklanma ve öğrenmeden sorumlu asetilkolin reseptörlerine bağlanır. Beynimizde adam olsa dur kardeş sen kimsin de benim asetilkolinime bağlanıyorsun diye sorar ama sormuyor. Beyin, asetilkolin reseptörlerine bağlanan nikotini asetilkolin sanır ve kapıları açıl susam açıl diyip açar.
Kapıların açılmasının iki sonucu olur:
Dopamin artar; ödül ve haz mekanizması çalışır.
Adrenalin salgılanımı artar; kalp atışı ve glikoz salgılanımı artar.
Nikotin Yararları
Nikotin beynin hızını “geçici” olarak arttırır. Geçici artırmasına ve bunun zararlarına birazdan değineceğiz.
Sevgili beynimiz sürekli dışarıdan uyarılara maruz kalır. Bunu son ses müzik çalınan bir pubda arkadaşınıza bir şeyler anlatmaya çalıştığınız gibi düşünebilirsin. Etrafta çok ses vardır ve arkadaşınız dediğiniz şeyi duyamaz. İşte nikotin sayesinde beynin içinde çalan son ses müzik filtrelenebiliyor.
Nikotin beyindeki çalışma belleği olarak ifade edebileceğimiz prefrontal korteksteki aktiviteyi arttırır. Burası kısa süreli bilgiyi işlediğimiz yerdir. Örneğin şuan kahve içiyorum veya şu anda bu metni yazıyorum gibi ne çok önemli ne de çok önemsiz bilgileri tutarız bu bölgede. Nikotin bu bölgedeki aktiviteyi yüzde 10 civarı arttırabilir.
Yukarıda nikotinin asetilkolin reseptörlerine çakallık yapıp bağlandığından ve uyardığından bahsetmiştik. Asetilkolin reseptörleri uyarıldığından sinir iletim hızı artar, bunun sonucunda tepki hızımız artabilir.
Psikiyatride Nikotinin Yeri
Eğer şizofreni veya depresyon tanısı konmuş biriyseniz toplumun geri kalanına göre sigara içme eğiliminiz çok daha yüksektir. Bu sizin suçunuz değil veya bir alışkanlık değildir. Bilinçdışı tedavidir. Yukarıda nikotinin dış uyarılara karşı filtreleme yaptığından bahsetmiştik. Şizofreni hastaları dış ortamından gelen uyarıları filtrelemek için nikotine ihtiyaç duyar. Bu nedenle şizofreni hastalarına tedavi sırasında sigarayı bırakmaları önerilmez.
Nikotinin Zararları
Nikotinin en belirgin zararı damar büzülmesidir.
Fizikten aşina olduğunuz gibi bir borudaki akış direnci, yarıçapının dördüncü kuvveti ile ters orantılıdır (). Anlayacağınız damar çapındaki en ufak daralma kan akışında büyük bir direnç yaratır. Bu direnç direkt olarak kalbi etkiler. Kan akışındaki direnç yüzünden kalp daha yüksek basınçla ve daha hızlı çalışmak zorunda kalır. Bu da kalbi kısa ve uzun sürede ciddi rahatsızlıklara iter.
Sürekli nikotin alındığında, yani asetilkolin taklidi yapıldığında beyin bir mekanizma geliştirir ve buna Nöroadaptasyon denir. Örneğin elimizde bir nöron olsun. 1 birimlik asetilkolin 1 birimlik nöronu uyarır. Ama sen gidip sürekli sahte asetilkolin (nikotin) yüklersen, örneğin 100 birimlik yüklersen, sevgili nöroncuğumuz panikler ve bu kadarı fazla abicim der ve şalterleri kapatır. Yani hücre yüzeyindeki reseptörlerin sayısını azaltır. Buradaki amaç o aşırı nikotini kısıp normal seviyeye getirmek. İlk başta 1 sigara ile aldığın keyfi reseptör sayısı azaldığı için alamazsın ve daha fazla sigara içmeye başlarsın. Bir sayı doğrusu düşünelim; normalde 0 noktasında iyi olma halin varsa reseptörün azalması nedeni ile bu artık -10'a düşer. Nikotin aldığında tekrar 0'a çıkarsın. Yani nikotin sana ekstra bir keyif vermez, sadece kendi yarattığı yoksunluğu geçici olarak tatmin eder. Bir fizikçi olarak düşünürsek termodinamik açıdan çok verimsiz bir döngüdür bu.
Nikotin sanılanın aksine doğrudan kanser yapmaz. Ama sigaranın içinde bulunan katran direkt olarak DNA'yı kırıp kanser başlatır. Nikotin doğrudan kanser yapmasa da DNA'nın kırılmasını çok güçlü şekilde destekler. Nikotin dokularda yeni damarlar oluşmasını teşvik eder; eğer vücutta mikroskobik bir kanser hücresi oluşmuşsa nikotin sayesinde yeni damarlar oluşturur. Bir nevi nikotin kanser hücresinin sırtını sıvazlar.
Yaklaşık olarak 24-25 yaşına kadar insan beyni inşaat halindedir. Kepçeler, beton mikserleri cirit atar. Bu dönemde beyne yüksek nikotin girmesi kepçelerin ve beton mikserlerinin tekerleklerini patlatır ve beynin inşaatını kalıcı olarak sekteye uğratır.
Ergen arkadaşlarımızın beyinleri onlar daha verimli, daha çalışkan olsun diye kullanılmayan nöronları keser atar. Mantık basittir: Bu yolu kullanıyorsan yolu genişlet, birkaç şerit ekle; kullanmıyorsan yolu yok et. Nikotin kullanmayan örnek ergen arkadaşlarımızın beyni normal süreçte problem çözme, sabretme gibi yolları güçlendirir. Ama nikotin kullanan ergen arkadaşlarımızın beyni nikotin alma yolunu güçlendirir ve problem çözme, sabretme gibi yolları yok eder. Sonuç olarak ergenliğinde bolca sigara kullananlar daha az sabırlı olup bankada sıra beklemek onlar için işkence haline gelir.
VELHASILIKELAM
Nikotinin tarihinden, nasıl kullanıldığından, yararlarından ve zararlarından bahsettik. Önümüze bi kağıt alırsak ve sigara içmenin yararlarını ve zararlarını rasyonel şekilde yazarsak zarar kısmının çok daha ağır bastığını açıkça görebiliriz. Bu nedenle sağlığınız ve çevrenizdeki kişiler için sigara içmeyin.